Geçen yıl 6 Haziran'da şiddetli rüzgarın etkisiyle reklam panosunun altında kalarak hayatını kaybeden 22 yaşındaki Ayşe Yavuz'un ölümüne neden olan firmanın yetkilisi, 'Bilinçli taksirle ölüme neden olma' suçlamasıyla tutuklandı. Ancak, ilk duruşmadan sadece 15 gün sonra tahliye edilerek serbest bırakıldı. Bu karar, Ayşe Yavuz'un ailesini derinden sarstı.
Otobüs Durağının Üzerine Düşen Reklam Panosu Can Aldı
Ankara'nın Sincan ilçesinde, 6 Haziran 2023’te etkili olan sağanak yağmur ve şiddetli rüzgar sırasında Sincan Belediyesi'ne ait reklam panosu devrilerek otobüs durağının üzerine düştü. Olayda, iş çıkışı evine dönmek üzere durakta otobüs bekleyen Ayşe Yavuz (22) hayatını kaybetti.
Genç Kadının Ölümünde İmalat Firması Sorumlu Tutuldu
Demir reklam panosunun devrilmesiyle yaşamını yitiren Ayşe Yavuz’un ölümüne ilişkin Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlandı. Panonun imalat ve montajından sorumlu firmanın yetkilisi Semih Esat Ünsal hakkında "bilinçli taksirle ölüme neden olma" suçlamasıyla 2 yıldan 12 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.
Eksik Temel ve Beton Miktarı Raporla Tespit Edildi
30 Ocak’ta Ankara Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlayan davada, bilirkişi raporuna göre reklam panosunun temeli yönetmelikte belirtilen 4,5 metre yerine yalnızca 1,35 metre derinliğinde kazılmış ve 18 metreküp beton dökülmesi gerekirken sadece 5,4 metreküp beton kullanıldığı tespit edildi. Bu bulgular doğrultusunda sanık Semih Esat Ünsal tutuklanarak cezaevine gönderildi.
15 Günlük Tutukluluk Sonrası Serbest Bırakıldı
Olayla ilgili görülen ikinci duruşmaya sanık katılmazken, Ayşe Yavuz’un ailesi ve taraf avukatları duruşmada hazır bulundu. Sanığın tutukluluğuna yapılan itirazın ardından 15 gün sonra tahliye edildiği ortaya çıktı. Mahkeme, eksiklerin giderilmesi gerekçesiyle duruşmayı erteledi.
Aileden Tahliye Kararına Tepki: "Adalet Yerini Bulsun"
Hayatını kaybeden Ayşe Yavuz’un ablası Gülser Aydın, sanığın tahliye edilmesine tepki gösterdi. Aydın, “10 aydır mezarına gidiyoruz, üzerindeki çiçekleri sevip teselli buluyoruz. Rüzgar gülü döndükçe Ayşe bizi duyuyor diye umut ediyoruz” dedi.
Sanığın ilk duruşmada tüm sorumluluğun Sincan Belediyesi'ne ait olduğunu dile getirdiğini hatırlatan Aydın, "Buna rağmen hiçbir işlem yapılmadı. Avukatlarımız, belediye yetkilileri hakkında soruşturma izni almak için defalarca dilekçe verdi; ancak sürekli reddedildi. Sonunda ret kararı serbest bırakılmasından sonra geldi. Üst mahkemeye başvurduk. 10 ay geçti ama belediye yetkilileri hala ifade vermedi" ifadelerini kullandı. Aydın, temelden ve malzemeden kaçmak için usulsüzlük yapıldığını öne sürerek, bu ihmallerin bedelini kardeşinin ödediğini vurguladı.
"Kızımın Kedi Kadar Değeri Yok Muydu?"
Ayşe Yavuz’un annesi Nafize Yavuz ise gözyaşları içinde adalet çağrısında bulundu. Genç kızın hayalleri olduğunu belirten anne Yavuz, “Ehliyet almıştı, araba almak için para biriktiriyordu. Ramazanda bize yemek hazırlar, kimseyi kırmazdı. Her gün odasına giriyorum, resimlerine bakıyorum. Cumhurbaşkanım, sesimi duy ne olursun. Bir anne feryat ediyor. Köpek öldürülünce tutuklama oluyor, kedi öldürülünce tutuklama oluyor. Benim kızımın kedi kadar kıymeti yok mu?” diye konuştu.
Yavuz, “Ev bomboş kaldı. Bayram geldi. Sardığım sarmayı beğenmezdi. O benim elim ayağımdı. Tek dileğim, başka annelerin yüreği yanmasın, başka Ayşeler gitmesin. Adalet yerini bulsun” diyerek isyan etti.
Baba: “Belediye de Firma da Sorumlu”
Ayşe Yavuz’un babası Mustafa Yavuz da yaşanan ihmalleri hatırlatarak belediyeye dava açamadıklarını ifade etti. “En çok üzüldüğümüz konu, belediyeye dava açamamamız. Belediye de mahkemeye gelsin istiyoruz. Pano çok büyüktü, bilirkişi raporları da bunu ortaya koydu. Derinlik yetersiz, beton eksik. Hem belediye hem firma suçlu. Sadece birbirlerine suçu atıyorlar. Neden denetim yapılmadı?” diye sordu.