Turkuazın en çarpıcı tonları, bembeyaz kaya formasyonları ve adeta bir kartpostaldan fırlamış gibi duran manzarasıyla Delikli Koy, her yıl binlerce ziyaretçiyi kendine hayran bırakıyor. Ancak bu koyun sadece yüzeydeki güzelliği değil, derinlerde sakladığı sırlar da konuşuluyor!
Delikli Koy'un Büyüsü
Ege kıyılarının saklı cennetlerinden biri, Delikli Koy... Adını bembeyaz kayaların doğal oyuklarından alan bu eşsiz koy, turkuazın en berrak tonlarını sergileyen denizi ve Instagram’a ilham veren manzarasıyla keşfetmeye değer. Henüz kalabalık kitlelerin istilasına uğramamış olması, burayı özel kılan detaylardan sadece biri.
Koya Ulaşım: Biraz Macera, Çokça Manzara
Delikli Koy’a ulaşmak şehirli konforundan biraz uzaklaşıp doğaya karışmak isteyenler için adeta bir ön hazırlık. Alaçatı’dan yaklaşık 10 dakikalık bir sürüş sonrası toprak bir yola giriliyor. Yol yer yer bozuk olsa da, bu kısa macera sonunda karşılaşacağınız manzara için fazlasıyla değer. Özel aracınızla gitmenizi tavsiye ederiz. Navigasyon sizi doğru yönlendiriyor ancak son birkaç yüz metreyi yürüyerek geçmek en sağlıklı seçenek olabilir.
Doğanın Oyduğu Sanat: Beyaz Kayalar
Delikli Koy’un alametifarikası, rüzgâr ve dalgaların yüzyıllar boyunca şekillendirdiği bembeyaz kayalıklar. Bu kayalar, doğal birer heykel gibi poz verirken, aralarındaki delikler hem fotoğraf hem de eğlence meraklıları için ideal. Özellikle gün batımında kayanın deliklerinden sızan ışık, eşsiz kareler yakalamanıza olanak tanıyor.
Yüzmek İçin İdeal Noktalar
Koyun sakin yapısı, akıntısız ve kristal berraklığındaki suyu, yüzmeyi tam anlamıyla bir keyfe dönüştürüyor. Özellikle sabah erken saatlerde deniz neredeyse bir gölet gibi durgun. Sığdan derine doğru kademeli ilerleyen su yapısı sayesinde hem iyi yüzücüler hem de çocuklu aileler gönül rahatlığıyla denize girebiliyor.
Şnorkel Severler Buraya!
Eğer maskenizi ve paletinizi yanınıza alırsanız, su altındaki minyatür kayalık oluşumları ve rengarenk balıklarla tanışmanız işten bile değil. Delikli Koy, berrak suyu sayesinde adeta bir doğal akvaryum gibi. Sessizlik ve huzur içinde şnorkelle yüzmek, burayı ziyaret edenler için unutulmaz anlar yaratıyor.
Tesis Yok, Hazırlıklı Gelin
Delikli Koy, hâlâ bakirliğini koruyan nadir yerlerden biri. Bu da demek oluyor ki burada herhangi bir kafe, duş, tuvalet veya şemsiye hizmeti yok. Gölgelik, su, atıştırmalık ve çöp poşeti gibi temel ihtiyaçları yanınıza alarak gelmeniz şart. Özellikle günün sıcak saatlerinde gölge bulmak zor olduğu için şemsiye ya da tente hayat kurtarıcı olabilir.
Ziyaret İçin En Doğru Zaman: Sabahın Sessizliği
Delikli Koy gün geçtikçe popülerleşiyor. Kalabalıktan kaçmak ve bu doğal güzelliği en yalın haliyle yaşamak için sabah erken saatlerde gitmek en akıllıca tercih. Gün doğumu sonrası koy adeta bir tabloya dönüşüyor; hem ışık mükemmel hem de kalabalık henüz gelmemiş oluyor.
Bu Koya Gidenin Paylaşmadan Dönmesi Zor!
Delikli Koy, doğayla iç içe, sakinlik arayan ama aynı zamanda Instagram’da “vay be!” dedirtecek kareler peşinde olan herkes için biçilmiş kaftan. Bembeyaz kayalar, turkuaz deniz ve huzurun tam ortasında geçirilen birkaç saat; şehir hayatının tüm gürültüsünü unutturacak cinsten. Hazırlığınızı yapın, telefonunuzu şarj edin ve doğaya bir adım daha yaklaşın. Çünkü Delikli Koy, her karede başka bir hikâye anlatıyor.