Baharın gelişi ve doğanın uyanışını simgeleyen Nevruz Bayramı, Ege Üniversitesi’nde coşkuyla kutlandı. Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü tarafından organize edilen etkinlik, üniversite akademisyenleri, öğrenciler ve davetlilerin katılımıyla büyük bir buluşmaya dönüştü. Etkinlik alanında, Türk dünyasının farklı boylarını temsilen kurulan stantlar, geleneksel oyunlar ve atölye çalışmaları ile kültürel çeşitlilik gözler önüne serildi.

Son derece kıymetli bir gün

Etkinlikte konuşan EÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ersan, tabiatın her yıl yeniden canlanışının insanlara yenilenme, birlik ve uyum mesajı verdiğini belirtti. Nevruz’un sadece bir mevsimsel geçiş değil, aynı zamanda kültürel bir miras olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ersan, bu günün ortak değerler etrafında kenetlenmenin anlamını da taşıdığını ifade etti.

Türk dünyasının kalbi birlikte atıyor

Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Abdullah Temizkan ise Nevruz’un Türk boyları arasında köklü bir gelenek olduğunu vurguladı. Balkanlardan Tanrı Dağları’na kadar birçok coğrafyada aynı ruhla kutlanan bu günün; umut, dayanışma ve yeniden doğuş anlamı taşıdığını belirtti. Prof. Dr. Temizkan, geçmişten günümüze demir dağların eritildiği, kırgınlıkların giderildiği, yüzlerin güldüğü bu bayramın Türk milletinin ortak hafızasında özel bir yer tuttuğunu dile getirdi.

Türk kültürünün gelenekleri yaşatıldı

Etkinlik kapsamında Türk dünyası tanıtım stantları gezilirken, katılımcılar geleneksel çocuk oyunlarından tahta baskıya, topaç çevirmeden demir dövmeye kadar pek çok kültürel deneyimi yaşadı. Nevruz’un vazgeçilmez geleneği olan ateş üzerinden atlama töreni ise ilgiyle izlendi. Kutlamalar kapsamında açılışı yapılan “Altaylardan Tuna’ya Nevruz” adlı sergi de katılımcıların beğenisini topladı. Kültür Bakanlığı çini sanatçısı Almula İdil Keskin, minyatür sanatçısı Selin Uğur Fidancı ve grafik sanatçısı Ufuk Alkan’ın eserlerinden oluşan sergi, Nevruz’un kültürel derinliğine sanatsal bir bakış sundu.

Muhabir: Murat Beşir Babaoğlu