Deniz Biyoloğu Doç. Dr. Cem Dalyan, Dünya Çevre Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, denizlerin hoyrat şekilde kullanıldığını ve bu konuda daha dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.

Deniz Biyoloğu Doç. Dr. Cem Dalyan: "Lokum balığı ya da gümüş balığı diye adlandırılan bir tür var. Gümüş aslında bizim yerli türümüze verilen isimdi ama 1950'lerden beri bu türün hakimiyetiyle kendi yerli ıskarmoz, gümüş ya da lokum balığı dediğimiz türü kaybettik, yerinde Kızıldeniz göçmeni olan lokum balığı bulunuyor."dedi.

Dalyan, denizlerde yaşanan biyoçeşitlilik kaybının en büyük problem olduğunu belirterek, Süveyş Kanalı'ndan gelen birçok canlı türünün Akdeniz'e girdiğini ve bu durumun yerli türler üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti.

"Dünyanın birçok yerinde deniz suyu sıcaklığının arttığını, Akdeniz'de de bu artışın söz konusu olduğunu" belirten Dalyan, bu durumun güneyden gelen canlıların daha başarılı popülasyonlar oluşturmasına olanak sağladığını ve yerli türleri tehdit ettiğini söyledi.

Dalyan, lokum balığı örneğini vererek, "Gümüş aslında bizim yerli türümüze verilen isimdi ama 1950'lerden beri bu türün hakimiyetiyle kendi yerli ıskarmoz, gümüş ya da lokum balığı dediğimiz türü kaybettik, yerinde Kızıldeniz göçmeni olan lokum balığı bulunuyor" dedi.

Dalyan, çarpan, çırpan ya da sokar balıkları olarak bilinen türlerin güney kıyılarda neredeyse bütün yosunları yok ettiğini ve bu durumun besin zincirini de olumsuz etkilediğini dile getirdi.

Dalyan, deniz suyundaki ısınmanın ve denize bırakılan atıkların kirliliğe yol açtığını ve bu durumun denizlerimiz için büyük bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.

"Dünyada 20 sene önce yapılmış modellerde beklenen sıcaklığın geleceği durumla ilgili değerlere şu an varmış durumdayız. Bu bir çığ gibi büyüyor. Bundan 30-40 sene sonrasını planladığımız değerlere büyük ihtimalle 10 sene içinde ulaşacağız ve ciddi önlemler almazsak, bu konuyla ilgilenmezsek denizlerimiz çok ciddi tehdit altında" diyen Dalyan, denize yönelik ulusal ve uluslararası stratejilerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Dalyan, Akdeniz'in en büyük çift kabuklusu olan pinaların 2018 yılında yok olduğunu ve geriye kalan pinaların sadece Marmara Denizi'nde yaşadığını açıkladı.

Dalyan, pinaların yok olmasının nedeninin sindirim sistemlerinde yaşayan tek hücreli bir canlı olduğunu ve bu durumun sıcaklıkla tetiklendiğini ifade etti.

Dalyan, istilacı yabancı türleri takip etmek için İskenderun-Mersin arasında çalışmalar yürüttüklerini ve son 100 senedeki değişimden önceki Akdeniz'i çalışmak için Kuzey Ege'ye ağırlık verdiklerini söyledi.

Kaynak: AA