İslam düşüncesine dair ezber bozan açıklamalarıyla adından söz ettiren Prof. Dr. Güner Akça, kim olduğu, nereli olduğu ve kaç yaşında olduğu sorularıyla merak konusu oldu.

Prof. Dr. Güner Akça kimdir?

Akademi ve entelektüel dünyada farklı alanlara yönelik çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Güner Akça, 1955 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini yine İstanbul’da tamamlayan Akça, üniversite eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesi’nde aldı. Teknik bir altyapıdan gelen Akça, daha sonra akademik yolculuğunu sosyal bilimler ve özellikle uluslararası ilişkiler alanına yöneltti.

Yüksek lisans ve doktora eğitimini yurt dışında tamamlayan Prof. Dr. Akça, özellikle siyaset bilimi, uluslararası ilişkiler ve yakın dönem tarih konularında dersler verdi. 1980’li yıllardan itibaren çeşitli üniversitelerde akademik görevlerde bulunan Akça, hem yurt içinde hem de yurt dışında seminer, konferans ve panellerde yer aldı. Eğitmen kimliğinin yanı sıra, kültür ve düşünce dünyasına katkıda bulunan çok sayıda makale ve kitap çalışmasına da imza attı.

Prof. Dr. Güner Akça’nın dikkat çeken yönlerinden biri de ilahiyat alanına olan ilgisidir. Her ne kadar temel uzmanlık alanı sosyal bilimler olsa da, İslam düşüncesi üzerine yaptığı çalışmalar, kamuoyunda tartışmaların merkezine oturdu. “Sıratı Müstakim” adlı eserinde İslam toplumlarında yaygın biçimde kabul gören bazı dini inanç ve uygulamaların Kur’an’da yer almadığını savundu. Şefaat, mehdi inancı, kabir azabı, miraç ve kader anlayışı gibi kavramların Kur’an temelli olmadığını öne süren Akça, bu görüşleriyle hem destek hem de eleştiri aldı.

Ancak ilahiyat camiasında, Prof. Dr. Akça’nın bu alandaki yetkinliği konusunda görüş ayrılıkları bulunmakta. Bazı çevreler onun ilahiyatçı kimliği olmadığını ve bu nedenle dinî alandaki yorumlarının akademik zeminde tartışmalı olduğunu ifade ederken, bazıları ise Kur’an merkezli yaklaşımını cesur ve özgün bulmakta.

Prof. Dr. Güner Akça, klasik akademik kariyerin ötesine geçerek, toplumun farklı kesimleriyle düşünsel temas kurmayı başaran bir isim olarak öne çıkıyor. Tartışmalı çıkışlarına rağmen, fikir üretmeye ve sorgulamaya teşvik eden yaklaşımıyla entelektüel dünyada kendine özgü bir yer edinmiş durumda.

Kaynak: Haber Merkezi