Ege Üniversitesi (EÜ) Nükleer Bilimler Enstitüsü, 70. Yıl Kariyer Etkinlikleri kapsamında düzenlenen “Nükleer Bilimler Enstitüsünün Ege Üniversitesi Tarihindeki Yeri” başlıklı söyleşide, geçmişten günümüze enstitünün gelişimini ve akademik çalışmalarını ele aldı. Söyleşide, Ege Üniversitesi emekli öğretim üyeleri Prof. Dr. Meral Eral ve Prof. Dr. Yüksel Altaş, enstitünün kuruluş süreci, kapanma ve yeniden yapılanma dönemleri hakkında bilgi verdi. Etkinliğe, akademisyenler, idari çalışanlar ve lisansüstü öğrenciler katıldı.
Nükleer Bilimler Enstitüsü'nün geçmişi
Söyleşide, Ege Üniversitesi’ndeki nükleer bilimler araştırmalarının temelinin, 1966 yılında Prof. Dr. Yusuf Vardar’ın rektörlüğü döneminde atıldığı vurgulandı. Ege Üniversitesi Radyasyon ve İzotop Araştırma Merkezi (EÜRİAM) adıyla kurulan bu yapı, 1977’de Nükleer Araştırma ve Eğitim Enstitüsü’ne dönüştü. Ancak, 1982 yılında Türkiye’deki enstitülerin kapatılması kararıyla birlikte Nükleer Bilimler Enstitüsü de kapandı. 30 Mart 1983’te ise Doç. Dr. Selman Rıza Kınacı’nın öncülüğünde yeniden yapılanarak akademik faaliyetlerine devam etti.
Prof. Dr. Meral Eral, kurumların geçmişlerini anlamanın ve paylaşmanın önemine vurgu yaparak, enstitünün, Türkiye’de nükleer bilimler alanında önemli çalışmalar yürüttüğünü, kapanmasına rağmen yılmadan akademik faaliyetlerine devam etttiğini vurguladı.
Hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmadık
Prof. Dr. Yüksel Altaş, enstitünün kapanmasının ardından yaşanan süreci aktararak, akademik çalışmaların sürekliliğini sağlamak adına büyük çaba sarf ettiklerini ifade etti. Enstitünün eğitim vermediği gerekçesiyle kapatıldığını ancak bu süreçte hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmadıklarını aktaran Prof. Dr. Aktaş, 1983 yılında yeniden yapılanarak güçlü bir akademik kadroyla faaliyetlerine devam ettiklerini dile getirdi.