Çocuklarda sık görülen sağlık sorunlarından biri olan kasık fıtığı, sadece cerrahi yöntemle tedavi edilebiliyor. Medical Park İzmir Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Aliye Kandırıcı, kasık fıtığının ilaçla tedavi edilemeyeceğini, vakit kaybetmeden cerrahi müdahale gerektiğini vurguladı. Kandırıcı, özellikle son yıllarda laparoskopik (kapalı) cerrahinin daha az ağrı ve daha hızlı iyileşme süreci sunması nedeniyle aileler tarafından daha çok tercih edildiğini ifade etti. Op. Dr. Kandırıcı, çocuklarda görülen kasık fıtığının doğumsal bir problem olduğunun altını çizdi. Doğum sırasında karın zarının (periton) tamamen kapanmaması nedeniyle oluşan bu durum, kasık kanalındaki açıklıktan karın içi organların dışarı çıkmasıyla kendini belli ediyor. Kasık bölgesinde ağlama, öksürük veya ıkınma gibi karın içi basıncı artıran durumlarda belirginleşen şişlik; huzursuzluk ve bastırıldığında geçici olarak kaybolan şişlik kasık fıtığının en tipik belirtileri arasında yer alıyor.
Tanıda Fizik Muayene Yeterli
Kasık fıtığı tanısı çoğu zaman fiziksel muayene ile kolaylıkla konulabiliyor. Kasıkta şişliğin gözlenmesi, tanı koymak için yeterli olabiliyor. Ancak bazı durumlarda tanıda şüphe oluşursa ultrasonografi ile görüntüleme gerekebiliyor. Op. Dr. Kandırıcı, erkek çocuklarda kasık fıtığının kız çocuklara oranla daha sık görüldüğünü, bazı nadir durumlarda ise kız çocuklarında fıtık kesesi içinde yumurtalıklara da rastlandığını belirtti. Fıtık kesesine giren organların karın içine geri dönememesi durumunda “fıtık boğulması” denilen ciddi bir tablo ortaya çıkabiliyor. Bu durumda fıtık kesesinde sıkışan dokuların kan dolaşımı bozulabiliyor ve müdahale edilmezse organ kaybına kadar gidebilecek komplikasyonlar yaşanabiliyor. Op. Dr. Kandırıcı, bu gibi durumlarda vakit kaybetmeden ameliyat yapılması gerektiğini vurguladı. Kasık fıtığının tedavisinde cerrahi müdahalenin zorunlu olduğunu belirten Kandırıcı, günümüzde açık ve kapalı olmak üzere iki cerrahi yöntem uygulandığını söyledi. Her iki yöntemin de çocuk cerrahları tarafından başarıyla uygulanabildiğini aktaran Kandırıcı, laparoskopik yöntemin sağladığı avantajlara dikkat çekti.