“İşkence değil, hukuk!” diyen binlerce kullanıcı, Polat’ın ağır sağlık sorunlarına rağmen serbest bırakılmamasını insan hakları ihlali olarak görüyor. Adalet Bakanlığı’nın açıklaması ise tartışmaları daha da alevlendirdi.
“Mahir Polat Serbest Bırakılsın”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen operasyonlar çerçevesinde 23 Mart’tan bu yana Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat için kamuoyunda tepkiler çığ gibi büyüyor. Sosyal medyada yükselen "Mahir Polat Serbest Bırakılsın" ve "Mahir Polat’ı Serbest Bırakın" etiketleri, toplumsal vicdanın dijital yansıması haline geldi.
Avukatı: "Hayati Tehlikesi Var, Tahliyesi Gecikmemeli"
Polat’ın avukatı Erkam Erdem, müvekkilinin mevcut sağlık durumu nedeniyle tahliyesi için itiraz dilekçesi sunduklarını açıkladı. Kalp rahatsızlığı, hipertansiyon, diyabet ve uyku apnesi gibi ciddi sağlık sorunları bulunan Polat’ın, cezaevinde iki kez hastaneye kaldırıldığını belirten Erdem, son olarak 29 Mart’ta tansiyonunun 24-11’e yükselmesi nedeniyle Mehmet Akif Ersoy Kalp ve Damar Hastalıkları Hastanesi’ne sevk edildiğini ifade etti.
"Anjiyo işlemi yapılmasına rağmen tahliye edilmedi. Sağlık raporları, tutukluluğun ciddi sağlık riski oluşturduğunu açıkça ortaya koyuyor. Bu nedenle, adli kontrol şartıyla tahliyesini talep ediyoruz" dedi.
Adalet Bakanlığı: “Adli Tıp’a Sevki Kararlaştırıldı”
Gelen yoğun tepkilerin ardından açıklama yapan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Mahir Polat’ın Adli Tıp Kurumu’na sevkinin kararlaştırıldığını duyurdu. Sosyal medyada dolaşan bazı iddiaları ise "spekülatif" olarak niteleyen Tunç, “Tedavi süreçleri hekim raporları doğrultusunda eksiksiz şekilde yürütülüyor” ifadelerini kullandı.
Toplum Vicdanı Ayakta: "Bu Bir İşkencedir"
Sosyal medyada yapılan paylaşımlar, yalnızca hukuki değil, aynı zamanda vicdani bir çağrıya dönüşmüş durumda. Kullanıcıların ortak görüşü, sağlık durumu bu denli kritik olan bir kişinin tutuklu yargılanmasının, insan haklarına ve hukuk devleti ilkelerine aykırı olduğu yönünde.
Bazı dikkat çeken paylaşımlar şöyle:
“Benim kardeşim hükümlü değil, tutuklu. Bu sağlık riski sizin kardeşinizin başına gelseydi aynı kararı verir miydiniz?”
“Adli Tıp raporu için Pazartesi’yi beklemek ne demek? Bu açıkça yaşam hakkının ihlalidir.”
“Domuz bağıyla cinayet işleyenler serbest bırakılırken, bir kamu görevlisi neden içeride tutuluyor?”
“Mahir Polat’ın yaşadığı süreç, sağlık üzerinden yürütülen bir intikam operasyonudur.”
Kamuoyunun Beklentis Hukuki Sürecin İvedilikle İşlemesi
Mahir Polat hakkında henüz bir iddianame dahi hazırlanmadığına dikkat çeken hukuk çevreleri, tutukluluk yerine adli kontrol mekanizmasının devreye alınmasının hem insani hem hukuki bir zorunluluk olduğunu vurguluyor. Cezaevi koşullarında yaşanabilecek olası bir sağlık krizi, telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açabileceği için kamuoyunda “geç kalınmasın” çağrıları yükseliyor.