Göztepe’nin futbolda inişli çıkışlı grafiği devam ediyor. Beşiktaş maçında sergilenen inanılmaz futbol Türkiye’nin gündemine oturmuştu. 2 – 0 geriden gelip deplasmanda Beşiktaş gibi bir takıma 4 gol atmak her baba yiğidin harcı değil. Bu galibiyet sonrasında herkesin aklına ‘daha yukarısı olur mu?’ sorusu geldi. 

Ancak burada devreye Stoliov’un her zaman bahsettiği korkusu devreye girdi. Bulgar hoca genç takımını konsantre etmekte her zaman zorlandığının altını çiziyordu. Özellikle basın toplantılarında yapılan hataları takımının yaş ortalamasının genç olmasına bağlıyordu. Bunu da Başakşehir maçında net bir şekilde gördük. 

Uzun zamandır kazanamayan rakibi önünde farklı bir galibiyet alması beklenen Göztepe büyük bir şok yaşadı. Bir önceki maçta koşan ve basan Sarı-Kırmızılıların dikkati erken gelen gol sonrasında dağıldı. Özellikle Kaleci Lis sezonun en kötü performanslardan bir tanesini sergiledi. 

Geneline baktığımızda Göztepe, son derece tutuk bir futbol oynadı. Bunda tabii ki sakatlığı nedeniyle sezonu kapatan Solet’in de eksikliğinin payı var. Başarılı oyuncu orta sahada hem ileriye hem geriye yardıma koşuyordu. Deyim yerindeyse sahada basmadık yer bırakmıyordu. Ancak Göz Göz, devre arasına kadar idare etmeyi bilmeli. Transfer dönemi geldiğinde orta sahaya önemli bir oyuncu mutlaka alınacaktır. 

Bir parantez de Başakşehir maçında kötü oynayan Dennis’e açmak istiyorum. Solet’in yokluğunda ona daha çok iş düşecek. Fakat Başakşehir karşısında o da kötülerden biriydi. Kaptırdığı top sonrasında yenilen gol de cabası. Sonuç itibariyle neresinden bakarsak bakalım; Göztepe çok dağınık bir görüntü sergiledi. 

Önümüzde Adana Demirspor karşılaşması var. Rakibi hafife almanın nelere mal olacağını geçen maçta gördük. Elde edilecek bir galibiyet yeni serinin başlangıcı olabilir. Galatasaray maçına kadar Hatayspor ve Çaykur Rizespor karşılaşmaları oldukça önemli. Göztepe bu ligde herkesi yenebileceğini gösterdi. Tek rakibi yine kendisi olacaktır.